INTRODUCTION: This study aimed to evaluate the prevalence of meningioma-like dural-based lesions that were histopathologically diagnosed as non-meningioma tumors, characterize their underlying pathologies, and assess clinical–radiological correlations to improve diagnostic accuracy and patient management.
METHODS: A retrospective dual-center study was conducted, including 210 patients with dural-based lesions resembling meningiomas on MRI between January 2020 and December 2025. Imaging features, histopathological diagnoses, and clinical data were analyzed. Statistical comparisons were performed using univariate and multivariate analyses.
RESULTS: Among the 210 patients, 12.8% (n=27) of lesions initially suspected as meningiomas were histopathologically confirmed as non-meningioma tumors. Metastatic lesions were the most common mimics (63%), followed by high-grade glial tumors (14%), lymphomas (11%), schwannomas (7%), low-grade glial tumors (7%), and primitive neuroectodermal tumors (4%). Homogeneous contrast enhancement and dural tail signs were observed in both meningiomas and their mimics, complicating preoperative diagnosis. Advanced imaging techniques and histopathological examination were critical for accurate differentiation.
DISCUSSION AND CONCLUSION: A significant proportion of dural-based lesions resembling meningiomas are non-meningioma tumors, with metastatic and high-grade glial neo-plasms being the most prevalent. Careful evaluation of imaging features and a multidisciplinary approach, including advanced imaging and histopathological confirmation, are essential for accurate diagnosis and optimal patient management.
Keywords: Differential diagnosis, dural-based lesions, histopathology, intracranial tumors, meningioma, meningioma mimics, MRI
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma, histopatolojik olarak meningiom dışı tümörler olarak tanısı doğrulanan meningiom benzeri dural tabanlı lezyonların prevalansını değerlendirmeyi, altta yatan patolojilerini tanımlamayı ve tanısal doğruluğu ile hasta yönetimini iyileştirmek amacıyla klinik–radyolojik korelasyonlarını incelemeyi amaçlamaktadır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Ocak 2020 - Aralık 2025 tarihleri arasında MRG’de meningiom benzeri dural tabanlı lezyonları olan 210 hastayı içeren retrospektif, çift merkezli bir çalışma gerçekleştirildi. Görüntüleme özellikleri, histopatolojik tanılar ve klinik veriler analiz edildi. İstatistiksel karşılaştırmalar tek değişkenli ve çok değişkenli analizlerle yapıldı.
BULGULAR: 210 hastanın %12,8’inde (n = 27) başlangıçta meningiom olduğu düşünülen lezyonlar, histopatolojik olarak meningiom dışı tümörler olarak doğrulandı. Metastatik lezyonlar en yaygın benzerlerdi (%63), bunu yüksek dereceli glial tümörler (%14), lenfomalar (%11), schwannomlar (%7), düşük dereceli glial tümörler (%7) ve primitif nöroektodermal tümörler (%4) izledi. Homojen kontrast tutulumu ve dural kuyruk bulgusu hem meningiomlarda hem de benzerlerinde gözlendi ve preoperatif tanıyı zorlaştırdı. Doğru ayırıcı tanı için ileri görüntüleme teknikleri ve histopatolojik inceleme kritik öneme sahipti.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Meningiom benzeri dural tabanlı lezyonların önemli bir kısmı aslında meningiom dışı tümörlerdir; bunlar arasında en sık metastatik ve yüksek dereceli glial neoplazmlar görülmektedir. Görüntüleme bulgularının dikkatli değerlendirilmesi ve ileri görüntüleme ile histopatolojik doğrulamayı içeren multidisipliner bir yaklaşım, doğru tanı ve optimal hasta yönetimi için gereklidir.
Anahtar Kelimeler: Meningiom, dural tabanlı lezyonlar, meningiom benzerleri, MRG, histopatoloji, ayırıcı tanı, intrakraniyal tümörler