INTRODUCTION: This study aimed to evaluate the demographic, clinical, and radiological characteristics, treatment approaches, and outcomes of patients diagnosed with subarachnoid hemorrhage (SAH) at a tertiary neurosurgery center, distinguishing between traumatic and spontaneous (aneurysmal and non-aneurys-mal) etiologies.
METHODS: A total of 188 patients diagnosed with SAH between September 2023 and September 2025 were retrospectively reviewed. Patients were classified as having traumatic or spontaneous SAH based on etiology. Demographic characteristics, imaging findings, aneurysm features, complications (vasospasm, hydrocephalus), treatment modalities, and clinical outcomes were recorded and analyzed.
RESULTS: Of the 188 patients, 126 (67.0%) had traumatic SAH and 62 (33.0%) had spontaneous SAH. The mean age was 40.6±23.6 years in traumatic cases and 52.0±14.1 years in spontaneous cases. Aneurysmal rupture accounted for 74.2% of spontaneous SAH cases, most frequently involving the anterior commu-nicating artery (27.4%) and the middle cerebral artery (21.0%). Vasospasm occurred in 19.3% and hydrocephalus in 14.5% of spontaneous cases. The overall mortality rate was 1.6%, and favorable neurological recovery (mRS ≤ 3) was achieved in 83.9% of patients
DISCUSSION AND CONCLUSION: Traumatic SAH occurs predominantly in younger males, whereas spontaneous SAH most commonly results from aneurysm rupture. Early di-agnosis, multidisciplinary management, vasospasm monitoring, and the widespread use of endovascular therapy are key factors in reducing mortality and improving neurological recovery.
Keywords: Aneurysm, endovascular treatment, subarachnoid hemorrhage, traumatic brain injury, vasospasm
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada, üçüncü basamak bir nöroşirürji merkezinde izlenen subaraknoid kanama (SAK) olgularının demografik, klinik ve radyolojik özellikleri, tedavi yaklaşımları ve sonuçları değerlendirilmiş; travmatik ve spontan (anevrizmal ve non-anevrizmal) etiyolojiler analiz edilmiştir.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Eylül 2023 – Eylül 2025 tarihleri arasında SAK tanısı alan 188 hasta retrospektif olarak incelendi. Olgular etiyolojilerine göre travmatik ve spontan olarak sınıflandırıldı. Demografik veriler, görüntüleme bulguları, anevrizma özellikleri, komplikasyonlar (vazospazm, hidrosefali), tedavi yöntemleri ve klinik sonuçlar analiz edildi.
BULGULAR: Toplam 188 hastanın 126’sı (%67,0) travmatik, 62’si (%33,0) spontan SAK idi. Travmatik olgularda ortalama yaş 40,6 ± 23,6 yıl, spontan olgularda 52,0 ± 14,1 yıl olarak saptandı. Spontan olguların %74,2’sinde anevrizma rüptürü tespit edildi; en sık yerleşimler anterior komunikan arter (%27,4) ve orta serebral arter (%21,0) idi. Spontan grupta vazospazm oranı %19,3, hidrosefali oranı %14,5 bulundu. Genel mortalite oranı %1,6 olup, olguların %83,9’unda iyi nörolojik iyileşme (mRS ≤3) elde edildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Travmatik SAK olguları genellikle genç erkeklerde görülürken, spontan SAK olgularında en sık neden anevrizma rüptürüdür. Erken tanı, multidisipliner yaklaşım, düzenli vazospazm takibi ve endovasküler tedavinin yaygın kullanımı mortaliteyi azaltarak nörolojik iyileşmeyi belirgin şekilde artırmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Subaraknoid kanama, anevrizma, travmatik beyin hasarı, vazospazm, endovasküler tedavi