E-ISSN: 2822-6771
pdf
Volume : 18 Issue : 4 Year : 2026
Quick Search
Baseline LDL-to-Monocyte Ratio as a Prognostic Biomarker in Advanced Inoperable Ovarian Cancer [Compreh Med]
Compreh Med. 2026; 18(4): 393-398 | DOI: 10.14744/cm.2026.85688

Baseline LDL-to-Monocyte Ratio as a Prognostic Biomarker in Advanced Inoperable Ovarian Cancer

Mert Erciyestepe1, Ayşenur Burcu Emetli2, İldeniz Bilgiçler Uçar2, Ahmet Aydın3, Merve Aldıkaçtıoğlu Talmaç4, Tolga Çiftpınar4, Sabin Göktaş Aydın1
1Department of Medical Oncology, Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
2Department of Internal Medicine, Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye
3Department of Internal Medicine, Medipol University Hospital, İstanbul, Türkiye
4Department of Gynecologic Oncology, Kanuni Sultan Süleyman Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye

INTRODUCTION: Studies have shown that higher levels of peripheral monocytes are associated with poorer survival rates in various advanced cancers, suggesting that they could serve as markers of an immune response that promotes tumor growth. Additionally, modified lipoproteins, particularly oxidized LDL, can directly activate monocytes. These findings highlight a complex interaction in which lipid availability and monocyte-driven inflammation may work together as part of a broader system that promotes tumor progression.
METHODS: This retrospective cohort study included patients diagnosed with stage III inoperable or stage IV epithelial ovarian cancer at initial presentation.
RESULTS: In the univariate analysis, a lower LDL-to-monocyte ratio (<256.3) was associated with significantly longer PFS compared with a ratio of ≥256.3 (20.4 vs. 11.2 months, p=0.018). In the Cox regression analysis, visceral metastasis (HR: 4.44, 95% CI: 0.79–24.94, p=0.091), stage (HR: 0.89, 95% CI: 0.11–7.25, p=0.913), LDL-to-monocyte ratio (HR: 0.986, 95% CI: 0.971–1.001, p=0.061), and BMI (HR: 0.939, 95% CI: 0.795–1.108, p=0.453) were not identified as indepen-dent prognostic factors for disease-free survival.
DISCUSSION AND CONCLUSION: We demonstrated that a lower LDL-to-monocyte ratio was associated with significantly longer progression-free survival in patients with advanced inoperable ovarian cancer. The LDL-to-monocyte ratio, as a noninvasive and easily measurable parameter, can be considered a marker of survival in patients with ovarian cancer; however, larger multicenter studies are needed to confirm these findings.

Keywords: Advanced ovarian cancer, LDL-to-monocyte ratio, prognostic biomarker


İleri Evre Ameliyat Edilemeyen Yumurtalık Kanserinde Prognostik Biyobelirteç Olarak Bazal LDL-Monosit Oranı

Mert Erciyestepe1, Ayşenur Burcu Emetli2, İldeniz Bilgiçler Uçar2, Ahmet Aydın3, Merve Aldıkaçtıoğlu Talmaç4, Tolga Çiftpınar4, Sabin Göktaş Aydın1
1Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği, İstanbul
2Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İç Hastalıkları Kliniği, İstanbul
3Medipol Üniversitesi Hastanesi, İç Hastalıkları Kliniği, İstanbul
4Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Jinekolojik Onkoloji Kliniği, İstanbul

GİRİŞ ve AMAÇ: Çalışmalar, periferik monositlerin daha yüksek seviyelerinin çeşitli ileri evre kanserlerde daha düşük hayatta kalma oranlarıyla ilişkili olduğunu göstermiştir; bu da monositlerin tümör büyümesini destekleyen bir bağışıklık yanıtının belirteçleri olarak işlev görebileceğini düşündürmektedir. Ek olarak, modifiye lipoproteinler, özellikle okside LDL, monositleri doğrudan aktive edebilir. Tüm bu noktalar, lipid mevcudiyeti ve monositler tarafından yönlendirilen inflamasyonun, tümör ilerlemesini teşvik eden daha büyük bir sistemin parçası olarak birlikte çalışabileceği karmaşık bir etkileşimi vurgulamaktadır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu retrospektif kohort çalışması, ilk başvuruda evre 3 ameliyat edilemeyen veya evre IV epitelyal yumurtalık kanseri tanısı konmuş hastaları içermiştir.
BULGULAR: Tek değişkenli analizde, daha düşük bir LDL-monosit oranı (<256,3), ≥256,3'e kıyasla anlamlı derecede daha uzun PFS ile ilişkilendirilmiştir (20,4'e karşı 11,2 ay, p=0,018). Cox regresyon analizinde, viseral metastaz (HR: 4,44, %95 CI: 0,79–24,94, p=0,091), evre (HR: 0,89, %95 CI: 0,11–7,25, p=0,913), LDL-monosit oranı (HR: 0,986, %95 CI: 0,971–1,001, p=0,061) ve BMI (HR: 0,939, %95 CI: 0,795–1,108, p=0,453) hastalıksız sağkalım için bağımsız prognostik faktörler olarak tanımlanmadı.
TARTIŞMA ve SONUÇ: İleri evre ve ameliyat edilemeyen yumurtalık kanseri olan hastalarda daha düşük LDL-monosit oranının anlamlı derecede daha uzun progresyonsuz sağkalımla ilişkili olduğunu gösterdik. LDL-monosit oranı, invaziv olmayan ve ölçülmesi kolay bir parametre olarak, yumurtalık kanseri hastalarında hayatta kalma göstergesi olarak kabul edilebilir; ancak bunu doğrulamak için daha geniş hasta popülasyonlarıyla çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Anahtar Kelimeler: İleri evre yumurtalık kanseri, LDL-monosit oranı, prognostik biyobelirteç


Corresponding Author: Mert Erciyestepe, Türkiye
Manuscript Language: English
×
APA
NLM
AMA
MLA
Chicago
Copied!
CITE